11 Eylül 2009 Cuma

KIZIMA


Dinle kızım.
Bak bugün Annen neler anlatacak sana.
Koy başını dizlerime.
Uzun,çok uzun gerçek bir hikaye anlatacağım bu kez.
Ama bu hikayenin içinde ne prensler,ne prensesler,ne de periler olacak.
Bir varmışlı bir yokmuşlu cümlelerimle yola çıkmadan,
öz Türkçeyle anlatacağım;

Benim aşkımın bir ürünü olmalıydın sen de.
Her çocuk gibi umutla bakmalıydın geleceğe.
Hayallerin olmalıydı,düşlerin bir de.
Biliyorum belkide için için kızıyorsundur bana.
Seni yüreğimde büyütüp dünya'ya getirmediğim için.
Ben de isterdim emeklemeni izlemeyi,
küçücük ellerinden tutup yürümeyi öğretmeyi,
saçını rengarenk kurdelelerle süslemeyi.
Keşke hayatta kurdeleler gibi renkli olsaydı.
Ama değil işte.
İçinde siyahlarda var.
Şu son yıllarda beyaz bile tam beyaz değilken
ben nasıl seni dünya'ya getirebilirdim.
Hayatını şansa bırakmayı göze alamazdım.
Tamam okula başlayıncaya kadar korudum seni.
Ya sonra?
Okula başlayınca nasıl koruyacaktım;
tacizcisinden,ya da kör bir kurşundan?
Hadi bunları atlattık diyelim,
liseye başladın.
Bukez de etrafını zehir tacirleri saracak.
Barlara,eğlence yerlerine heves edeceksin
içinde dönen pislikleri bilmeden.
Arkadaşlarında kalmak isteyeceksin
babasını,abisini tanımadan.
Ve belkide ilk kez aşık olmanın tadına varacaksın o yıllarda.
Belkide ilk cinsel deneyimini de onunla yaşayacaksın.
Bırakıp gidecek sonra seni.
Ya da sen onu.
Üzülecek ağlayacaksın.
Bunlarıda beraber atlattık diyelim.
Üniversiteye hazırlık yılların başlayacak.
Yarış atı gibi sürecekler seni
o sınav senin,bu sınav benim
en güzel çağlarında.
Eskaza diyelim kazandın.
İstediğin bölümü de tutturdun.
''İstanbulu kazandım Anne''
sevinciyle koşarak geleceksin.
Ne kadar büyülü görünecek gözüne istanbul.
İçinde sakladığı kötülüklerden habersiz,
gideceğiz beraber okula kayıt yaptırmaya.
Yurtta kalmana gönlüm razı olmayacak
ev kiralayacağız birlikte.
Bir müddet kalacağım seninle.
Sıkılacaksın,sıkılacağım.
''Ben gideyim artık evime''
sözümü duyunca havalara uçacaksın.
Çünkü ilk kez benden ayrı bir hayat yaşayacaksın.
Bunun verdiği heyecanla soluğu,
arkadaşlarınla sabahlamalarda alacaksın.
Bu da kesmeyecek kimliğini kazanmak adına,
siyasi guruplara karışacak,
devlet yönetiminde söz sahibi olmak için mücadele vereceksin.
İyice dağıtacak nerede olduğundan bile haberim olmayacak zamanla.
Sonra dayanamayıp geleceğim yine yanına.
''Anne ben çocuk muyum,neden beni kontrol edip duruyosun sürekli?'' diyeceksin.
Bense;
''Evladım,benim sana güvenim sonsuz.Ben sadece insanlara güvenmiyorum''
Sözümü bile tamamlayamadan,
''Offffff Anne offfffff.Hep aynı hikaye.Sıkıldım sende de,
masallarından da,hikayelerinden de.
Gör artık Anne.Ben büyüdüm.Koca kız oldum.
Sen hala bebeğinmişim gibi davranıyorsun bana.''
''Ama kızım......''
''Yeter Anne yeter!''
diyerek kapıyı yüzüme çarpıp gideceksin.
Teselliyi ya sevgilinde,ya da arkadaşlarında arayacaksın.
Sonra her darbe yediğinde ben geleceğim aklına.
Anlayacaksın.
Anlayacaksın amaa yiğitliğine leke sürdürmemek adına
bana bir adım dahi atmayacaksın.
Yine adım atan ben olacağım.
Çünkü ben Anneyim.
Şansa Üniversiteyi de bitirdin.
Mezun oldun.
İşsiz gençler kervanına adını yazdıracaksın.
Eş,dost,arkamız sağlamsa
korkma yırttın.
İş bulduk sana.
Şimdi bir de eş bulma durumu kaldı.
Bu konuda baskıcı olmayacağım.
Ama sen gidipte yanlış(bana göre)bir seçim yaparsan,
yine de sesimi çıkarmayacağım.
Alıp karşıma damat adayını efendi gibi konuşacağım;
''Bak delikanlı.Ben kızımı başkaları üzsün diye büyütmedim.
Bir gün sesinde bir burukluk ya da bir üzüntü sezersem,
senden bilirim haberin olsun.
Her konuda arkasındayım.''
Kimbilir belkide eşcinsel olursun.
Erkeklere değil de,kendi hemcinsine aşık olursun.
O zamanda yanında olurum.
Ama kanunlar ve toplum bizden yana olmaz.
İtilir-kakılır sonunda yorulursun.
Yine dayanamayıp çareyi evlenmekte bulursun.
Bunuda sesimi çıkarmam.
Sonra evlendiğin kişinin ailesi sana baskı yapar
''kapanacaksın'' diye.
Çünkü kayınbirader adıyamandaki şeyhinden öyle emir almıştır.
Eşinle direnir sonuna kadar CUMHURİYET insanı
olacağınıza ikna edersiniz herkesi.
Sonra okulu nedeniyle ertelediği askerlik görevini tamamlamak üzere
askere gider eşin.
Kucağında torunumu ve seni bana emanet ederek.
Aylar sonra kayınbirader dikilir kapıda.
''Yenge VATAN SAĞOLSUN.Kardeşim şehit düşmüş.''
Sen yıkılırsın kapının önüne,
ben yine tutarım kollarından düşme diye...
Yıllar geçer,torunum ve ben evde neşeyle oynerken,
neşemizi acı acı çalan bir telefon böler.
''Kızınızı sel baskınında kaybettik.
Bedeli ne ise ödenecektir.''
O an ben bildiğim tüm isyanları sıralar,
Dünyayıda ateşe verirdim.
İşte bu yüzden seni dünya'ya getirmeyip
yüreğimde büyütüyorum kızım.
Periler,prensler,prensesler buraları terk edeli çok oldu.
Artık buralarda kurtlar,canavarlar,açgözlü devler kol gezmekte.
Kızım,bak Annen 30 yaşında kocaman bir kadın oluyor artık.
Büyümesede büyümüş taklidi yapmak zorunda.
İyi ki sen hep sol yanımdasın.
Yoksa seni nasıl korurdum bu canavarlardan,kurtlardan,aç gözlü devlerden.
Sen hep orda kal olur mu?
Sol yanımda büyü.
Huzur ve mutluluk içinde

Seni seven Annen İDEA,,,,,

12 yorum:

  1. yazsam ancak böyle yazabilirdim. hiç olsun istemedim kızım çünkü onu öyle çok seviyorum ki olsa sanıyorum yaşayamam. eline sağlık.

    YanıtlaSil
  2. İyice burkuldu içim.

    Otuz yaşında bir insana bu duyguları yaşatanlar hesap vermeli...

    YanıtlaSil
  3. canım kızım ,güleç kızım seni çok seviyorum annem ben ...yemin ediyorum bu kalp çarptıkça sana kol-kanat,göz-kulak oluçağıma yemin ediyorum..:(((((
    sevgili İDEA kalbine,gönül gözüne sağlık...

    YanıtlaSil
  4. sol yanım acıdı
    hem de çok...

    YanıtlaSil
  5. İDEAAA AĞZIMA ETTİN AMA YİNEDE ELİNE SAĞLIK..
    OOOF YA NE BOK YİCEZ İDEAM BİZ, NAPICAZ?
    BEN DE SORUYORUM SELDAM GİBİ:
    NEHİR?:(((
    Bİ YAZI YAZMIŞTIM ESARET DİYE HEP BU BENZER DÜŞÜNCELER VE ENDİŞELERLE KURTLAR KAPANIN DA EVLAT BÜYÜTMEK HAY ALLAHIM SEN AKLIMI VE EVLATLARIMIZI KORU! SEN PİŞMAN ETME!

    http://nehirozturk.blogspot.com/2009/05/esaret.html

    YanıtlaSil
  6. iDEA cım yıktın geçtin.Kızım yok ama oğulalrım var..Ve aynı tehlikeler onlar için de geçerli.Kötülerin rağbet gördüğü bu dünyada ,büyümelerini zevkle izleyemiyorum bile.Sözüne ettiğin binbir türlü korkular yüzünden..Zarar görsünler istemiyorum..Kırılsınlar,ağlasınlar istemiyorum.İnsanların yok yere öldüğü,öldürüldüğü,insan muamelesi görmediği bir dünyada nasıl yaşıyıcakları sorusu bitiriyor beni.Sırf bu yüzden,yanlarında olup,onları koruyabilmek için ölümsüz olmak istiyorum.Sol yanımda nasıl bir ağırlık var.. anlayacağından eminim.Yüreğine sağlık canım..sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  7. Arkadaşlar,
    Ben bu dünya'ya çocuk yapmıyorum diye sanmayınki bir köşeye çekildim.Var gücümle uğraşacak ve
    Ne asyaların,ne nehirlerin,ne de alilerin üzülmesine izin vermeceğim.Sizler aile olarak üzerinize düşeni yapacak elinizden geldiğince başıboş bırakmayacaksınız evlatlarınızı.
    Biz eğitmenler ise okulda kollayacağız alileri,asyaları,nehirleri.
    Birgün gelip herkes elini vicdanına koymak zorunda kalacak.
    ''Ben bu düzensizlik sürüp giderken ne yaptım?''
    Geç olmadan sesimizi daha gürleştirip avazımız çıktığı kadar bağıralım YETER diye.
    Belki bu çığlıkları bekleyen birileri daha vardır.
    Kimbilir bir bakmışsınız koca bir çığ olup düşeriz kendini bilmezlerin tepesine.

    YanıtlaSil
  8. hepimiz aynı şeyleri söyleyeceğimizi bile bile anne baba oluyoruz. Korkuyorum ama bu isteğime de engel olamıyorum. Yazık değil mi çocuğuma, bir gün gelecek her şeyi bile bile neden doğurdun beni diyecek, ne cevap vereceğim.?

    YanıtlaSil
  9. CESETİZLERİ;
    Sevginin büyüklüğünden,cesaretinden bahsedersin.Belki o an anlamaz seni.Anlayamaz.Fakat onun uğruna herşeyi göze alıp yaşama şansı verdiğin için birgün anlar değerini.Yüreğini ferah tut.Bu sadece benim korkaklığımın eseri.

    YanıtlaSil
  10. ne diyeceğimi bilemediğim bir yazı daha..içimde söze dökülemeyen hisler yumağı..sessiz kalsam da sen anladın değil mi bana nasıl dokunduğunu bu yazının...

    YanıtlaSil
  11. Anladım FUM anladım.Hemde çok iyi anladım.

    YanıtlaSil